22 Kasım 2015 Pazar

Kafaya Koydum. Bir Gün Gelecek, Bütün Türkiye Dünya Aile Günü'nü Kutlayacak.Dünya'ya da Örnek Olacak.

Herkesin, hepimizin bir ailesi var. 
Onun kıymetini bilmeli, ona emek vermeli, onu korumalı, onun sağlığı için kafa yormalı, onun için çalışmalı, konuşmalı, yazmalı, çizmeli, anlatmalı.
Çünkü akıllıca olan budur.
Çünkü ihtiyaç duyduğu budur.
Çevre politikasından Dünya siyasetine illede aile olmalı gündem.
Terör büyük bir sorun. Çözüm aile.
Çevre sorunlarının çözümü için aile.
Tasarruf için aile.
Yatırım için aile.
Girişimcilik için aile.
Sosyal güvenlik için aile.
Eğitim için aile.
Sağlık için aile.



14 Mayıs 2015 Perşembe

15 Mayıs Dünya Aile Günü'nü Çok Sevdik.

Adında 'Dünya' geçse de ünvanı 'uluslararası' olsa da pek kimsenin bilmediği ama kutlanılası bir gün 15 Mayıs Dünya Uluslararası Aile Günü. Birleşmiş Milletler 1993 yılında aldığı kararla 1994 yılından itibaren kutlanılan bu günün bilinmesini, tanınmasını kendimize görev bildik. Amacımız toplumun temel birimi olan aileye ait konulara kamuoyunun dikkatini çekmek ve bu yönde bir eğitim kurumu olarak sorumluluk almak, örnek olmak.

Dünya Aile Günü'nün öncesinde, 23 Nisan Çocuk Bayramı, ardından anneler günü; ardından ise Babalar Günü gelmekte. Baharın mis gibi nisan, mayıs, haziran aylarına; bu güzel günlerin serpilmiş olması tesadüf gibi gelmiyor. Takvim yaprakları adeta 'Çocuklar, anneler, babalar, aile ... Bunlar özen gösterilmesi, korunması, emek verilmesi gereken, güzellikleri hak eden değerlerdir.' diyor.

15 Mayıs Aile Gününü çok sevdik. Anneler ya da babalar gününde, o günü buruk yaşayan çocuklar veya yetişkinler olabilir ama 15 Mayıs öyle mi? Herkesin bir ailesi, 'ailem' dediği sevdikleri vardır. Sonra aile gününde tek bir kişi ilgi odağı olmaz, ailenin her üyesi ne kadar özel, ne kadar şanslı olduğunu bilir. Hani sevgi için derler ya 'paylaştıkça çoğalır.' İşte bu söz tam bugün içindir çünkü yuvanızdaki her birey diğerine sundukça çoğalan sevgiyi göstermeye, anlatmaya, hissettirmeye çabalar. Bir arada 'biz' duygusuyla dünya tarihinin aynı zamanında, coğrafyanın aynı mekânında yaşamanın mutluluğunu beraberce hatırlarız.

15 Mayıs Aile Günü Kutlu Olsun
Bora Serhat Çelik, Aydın Dolan

9 Mayıs 2015 Cumartesi

En İyisi 15 MAYIS AİLE GÜNÜ

Anneler gününe karşıyım.
Babalar gününe de karşıyım.
Sevgililer gününe de karşım.
Muhalefet olsun diye değil. Herkesin yaptığını yapmayıp dikkat çekmek için de değil bu karşı duruşum.
Eğitimci olarak, sosyolog ve aile danışmanı ünvanıma dayanarak toplumsal sorumluluklarımın gayet farkında bir şekilde bu üç günün lağvedilmesini istiyor, öneriyor ve bu konuda ilgili resmi makamlarla, sivil toplum kuruluşlarını ve ülkemin aydınlarını göreve davet ediyorum. Bu isteğimi haklı kılacak nedenlerim senin de hep aklında olan hep bildiğin ama bir şekilde önemsizleştirdiğin GERÇEKLER!
Sevgili, anne, baba günlerinin kutlanılmasından vazgeçilmesi için gerekçelerim:
1. Anneler Günü Kutlanmasın. Çünkü:
Her kadın anne olmuyor, olamıyor. Kalkıp her mayıs ayının ilk haftası 'sen anne değilsin' demenin, bunu hatırlatmanın ne gereği var. Kadınların 1/5'i gebelik dönemlerinde düşük yaşıyor. Arama motoruna 'anne olamayan kadınlar' diye yazın bakın ne öyküler çıkıyor karşınıza. Ya evlat acısı yaşayan anneler. Çocukları hayattan ayrılınca o annelik rolünden çıkma ızdırabı. Sağlık sorunlarından başka, ekonomik nedenlerden dolayı anne olmayı yıllardır erteleyen kadınlar. Hayırlı bir kısmet bulamadığı için yuva kuramayan, potansiyeli olduğu halde anne olamayan kadınların duyguları.Annesinden ayrı kalan çocukların duyguları. Toplum, 2-3 negatif tüp bebek deneyiminden sonra panik atak olmuş kadınları rehabilite edeceğine daha da kanırtıyor.Hı?.. Eminim sen de bir kaç neden ekleyebilirsin.

2.Babalar Günü Kutlamasın. Çünkü İlk akla gelen geçen sene bu zamanlarda 300'den fazla baba Soma'da öldü.Önümüzdeki ay haziranda da babalar günü var değil mi? Başka baba olamayan erkekler. Baba olamadığı için 'erkekliği' sorgulanan eşler. Babası uzakta çalışan ve onu çok özleyen çocuklar, babasını kaybetmiş çocuklar, babasız büyüyen çocuklar...

3.Sevgililer Günü Kutlanmasın. Çünkü Herkes gönlüne göre bir sevgili bulamıyor. Pek çok kadın ve erkek adı konmamış bir ayrımcılıktan dolayı, piyasa koşullarında yeteri kadar güzel yeteri kadar yakışıklı bulunmadığı için yalnız. Gençken veya yaşlıyken fark etmez elini tutacak bir sevgilinin yoksunluğunu zaten o insan yaşıyor. Ve bu yaşadığı duygunun mutsuzluğuyla pek çoğumuz baş edemiyoruz. Kalkıp bu günde neyin zulmünü ediyorsunuz?

Bu hatırlattıklarım AYRINTI mı? ÖNEMSİZ mi? ABARTI mı? Üstelik bir de hep beraber söylediğimiz ''Anneler / babalar / sevgililer günü bir gün mü olurmuş. Her gün kutlanılmalı değil mi ama!'' cümlesi var. Boş verin bunları anam babam. Bunun yerine size mis gibi, herkese hitap eden, herkesi mutlu eden, her keseye uygun, her birimizi içine alan, saran bir gün var onu kutlayalım. 15 MAYIS DÜNYA AİLE GÜNÜ. Ben demiyorum bak. Birleşmiş Milletler 1993'ten beri diyor. Duyan var mı? Çok az. Kutlayan var mı? Yok. Pek çok kurumla, şirketle bu konu ile ilgili görüştüm, yazıştım. Benim sayemde değil belki ama benim de naçizane katkımla bu sütü mayaladık. Bir kaç yıl sonra tüm Ülkemizde kutlanılacak bir gün olacak inşAllah. Maksat alış veriş yapılsın para harcansın, kazanılsın da değil. Amaç, aile sorunlarına dikkat çekmek, aileyi sağlıktan eğitime desteklemek, bilgilendirmek için kamuoyu oluşturup, farkındalık kazandırmak. Üstelik herkesin bir ailesi var. Mutlaka biri bizi merak eder, biri bizi öper, biri içimizi ısıtır, biri elimizi tutar. O biri veya birileri ailemizdir. Komşumuzdur, aarkadaaşımızdır, annemizdir, kardeşimizdir, babamızdır, ablamızdır, abimizdir, amcamızdır, dayımızdır, halamızdır, teyzemizdir, babannemizidr, anneannemizdir, dedemizidir... Yahu illa AİLEM diyebileceğimiz birileri vardır. Yani mağduru olmayan bir gündür 15 MAYIS DÜNYA AİLE GÜNÜ. Aklınıza güvenin, vicdanınızın sesini dinleyin o diğer günleri boş verin AİLE GÜNÜNÜ KUTLAYIN.

Bora Serhat Çelik

19 Nisan 2015 Pazar

15 MAYIS KUTLANILASI BİR GÜNDÜR!!!

Elimde megafon, üzerimde özel diktiğim sarı rüzgârlığımla çıktım dışarı. Taksiye binip Karşı'ya geçelim dedim. Taksi parasını yolun ortasında fazlasıyla verip, trafikten de istifade Boğaziçi Köprüsü'nün ortasında atladım yola. Hızlıca güvenlik bariyerinden atlayıp köprünün korkuluklardan aşağıya kendimi bir iple saldım ve o sırada kısmen soyundum.Evet biliyorum, köprü çok klasik ama iş gördüğü için klasik.
İlk önce Radyo Trafik sonra diğer medya ve emniyet ve ardından Türkiye'nin dikkatini çekmeyi başardım. Kameralar, mikrofonlar, telefonlar beni çekerken megafonu ağzıma götürüp konuşmaya başladım. Telefonumdan daha önceden ayarladığım Youtube'daki kanalımdan da canlı yayın yapmaktaydım.

15 Mayıs DÜNYA AİLE GÜNÜ.
Bu kutlanılası bir gündür.
Bu kutlu bir gündür.
Aile değerlidir.
Aile hayatın merkezidir.

 Bu cümleleri 78 defa tekrar ettim. Megafonun pili bitiyordu, son seslenişim cılızlaşmıştı. Ardından hayır sever vatandaşlar ve polis beni köprüye çekmeye çalışıyordu. Ancak bilmedikleri bir şey vardı. Bu eylem daha çok dikkat çekecekti. Şov büyümeli, 15 Mayıs etkinliği akıllara kazınmalıydı.

Cebimden baba yadigarı çakıyı çıkardım ve beni yukarı çeken gözlerdeki şaşkınlığı izlerken ipimi kesiyordum. '15 Mayıs... Aile Günü... dünya aile Günü...' diyorken düşmeye başladım. 50 metre göz açıp kapama anı kadardı. Ölebilirdim ama korkmuyordum. Çünkü Cevheri ismi verdiğim rüzgârlığım tahmin ettiğimden çok daha fazla işe yaradı. Çok yumuşak olmasa da sakatlanmayacağım bir çarpma sağladı bana.

Beni tekneye alıp hastaneye götürürken vaktini aldığım memurlara haklarını helal etmelerini, vakitlerini aldığımı ama buna değeceğini söylüyordum. Görevliler beni ambülansa bindirirken gazeteciler, derya kuzusu bu haber için görüntü almaya, bir kaç sözümü duymaya çalışıyordu. Duyabilecekleri kadar seslendim: ailegunu.org... dunyaailegunu.com...
Bora Serhat Çelik

8 Nisan 2015 Çarşamba

Ailelere Sosyal Medya Kullanım Önerileri

Çocuklarınızı Gerçekten Seviyor Musunuz?

Neden soruyorum, çünkü pek çok anne babanın çocuklarına zarar veren davranışlarını, sözlerini görüyor, duyuyorum.Sadece tanık olduğum kısımları bile beni ürkütüyor ve bu ailelerin evlerindeki yaşantısı, iletişimi nasıl diye endişeleniyorum. Bence çocuklarımıza, ailemize olan sevgimiz güdüsel kalmamalı. Yani içimizden gelen haliyle kalmamalı. Çünkü içimizden gelen biraz ilkel olabilir ve bu sevgimizi yanlış sunmamıza yol açar. Hem insan dediğin zaten duygusu ve davranışı hakkında düşünendir. değil mi? Sevgimizi nasıl sunacağımız konusunda, davranışlarımızı kontrol etmenin yolları hakkında düşünmeliyiz. Bu konu nereden çıktı derseniz, şiddet hep gündemde ve bunun kaynağını kurutmak, çözüm için nedenlere de bakmak gerek. Malum pek çok aile çocuk yetiştirme konusunda 'çuvallıyor'. Güzel bir eğitim videosu.Ailelere yararlı olması dileğiyle paylaşıyorum.

Ne Kadar Özgürüz?

Bizi yetiştiren ebeveynlerin, öğretmenin, sosyal kurumlarım, ekranların, şirketlerin bize verdiği şeyleri 'tercih etme' konusunda ne kadar özgürüz. Atalarımızın sözlerinin bütününe, ritüellerinin doğruluğuna inanabilir miyiz? Yoksa doğrusu 'düşünmek' midir? Doğan Cüceloğlu Hoca, 'kültür robotu' kavramıyla verilen fikir ve davranış kalıplarını kendisininmiş gibi yaşayan insanı ne güzel anlatmış. Gerçek Özgürlük isimli kitabında konu derinliğine ve güzelliğine ele almış. Tavsiye ederim. Aşağıdaki videoyu geçtiğimiz yıl Aysel Özlem Hocam geçen yıl paylaşmıştı. Çocuklarımıza şiddeti, ayrımcılığı, kimliği, gücü, rollerini nasıl kazandırdığımızı veya belki de bizim sandığımız kadar kendimiz olmadığını güzel anlatan bir video. Sağ olsun Bilgi Ünversitesi.

Bu film, İsveç BaşKonsoslosluğu'nun desteğiyle, Nisan 2012- Eylül 2013 tarihleri arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları tarafından yürütülen "Çocuklar arasında Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması için Ailelerin Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında hazırlanmıştır.